logo_1
Müşteri OlGiriş Yap
Loading

Finansal Teknolojilerde Gelecek:
Yapay Zekâdan Duygusal Zekâya

Doğan Tanrıseven
Hayat Fintek Genel Müdürü


Bugüne kadar finansal teknolojilerin geleceğini çoğunlukla hız, kolaylık ve erişilebilirlik şekillendiriyordu. Daha az adımda işlem yapmak, finansal hizmetlere her an ulaşabilmek ve kullanıcı deneyimini sadeleştirmek bu dönüşümün temel öncelikleri arasında yer alıyordu. Ancak finansal teknolojilerin geleceği artık insanın ihtiyacını ve karar anını daha iyi anlayan teknolojilerle yeniden şekilleniyor. 

Bu yeni dönemde asıl fark, kullanıcının işlemini kolayca tamamlamasını sağlamanın yanı sıra doğru anda, doğru ihtiyaca karşılık veren bir deneyim sunabilmek olacak. Hız ve erişilebilirlik artık temel beklenti haline gelirken, kullanıcının ihtiyacını önceden sezebilmek, karar anında yanında olabilmek ve kendini anlaşılmış hissettiren bir deneyim sunabilmek stratejik değer yaratacak. 


Duygusal yapay zekâ nedir?

Duygusal yapay zekâ insan davranışlarını, etkileşimlerini ve duygusal sinyallerini analiz ederek kullanıcının ihtiyaç, beklenti ve karar anlarını anlamayı sağlar. Bu sayede müşterinin yalnızca ne yaptığını değil neden yaptığını, nerede desteğe ihtiyaç duyduğunu, hangi anda vazgeçtiğini ve hangi koşullarda güven hissettiğini belirlemeye imkân sunar.  

Bankacılık için bu çok kritik bir farktır. Çünkü finansal kararlar yalnızca matematiksel kararlar değildir. Para yönetimi, insanın hayatıyla, güven duygusuyla, gelecek beklentisiyle ve risk algısıyla doğrudan ilişkilidir. Araştırmalar finansal kararların %90’a varan ölçüde duygusal faktörlerden etkilendiğini gösteriyor 1. Bu nedenle müşterinin karar anındaki duygu durumunu, belirsizlik hissini ya da güven arayışını anlamayan bir dijital deneyim, teknik olarak kusursuz olsa bile eksik kalır.


Bankacılığın dördüncü evresi

Bankacılıkta dijitalleşmenin ilk fazı işlemleri hızlandırdı. İkinci faz süreçleri otomatikleştirdi. Üçüncü faz ise deneyimi kişiselleştirdi.

Şimdi dördüncü fazdayız: Deneyimi insanın ihtiyacına duyarlı hale getirmek.

Bu dönüşüm müşterilerin değişen beklentileri doğrultusunda gerçekleşiyor. Müşteriler bankaların kendisini anlamasını, ihtiyaçlarına uygun seçenekler sunmasını, karmaşık finansal kararları sadeleştirmesini ve gereksiz temaslarla zamanını almamasını istiyor.

Bu beklenti, verilere de yansıyor. Bugün müşterilerin dörtte üçü, kendilerine daha uygun teklifler sunulması için verilerini paylaşmaya açık olduklarını ifade ediyor. %70’in üzerinde müşteri markalardan kişiselleştirilmiş etkileşimler bekliyor. Bu beklenti karşılanmadığında ise %80’e yakın bir kesim hayal kırıklığı ve memnuniyetsizlik yaşadığını belirtiyor 2.


Duygusal yapay zekâ bankacılıkta neyi değiştirir?

Duygusal yapay zekâ, bankacılığa üç temel alanda yeni bir bakış kazandırabilir.

İlk olarak, müşteri deneyimini daha bağlamsal hale getirir. Geleneksel dijital sistemler çoğu zaman müşterinin davranışını işlem tamamlandıktan sonra analiz eder. Duygusal yapay zekâ yaklaşımı ise müşterinin yolculuk sırasında verdiği sinyalleri anlamaya odaklanır. Böylece anlık olarak çözüm üretmek de mümkün olur. 

İkinci olarak, kişiselleştirmeyi daha akıllı hale getirir. Kişiselleştirme uzun süre “benzer müşterilere benzer teklifleri sunmak” olarak görüldü. Oysa bankacılıkta gerçek kişiselleştirme, müşterinin yaşam ritmini, finansal önceliklerini, karar alma davranışını ve güven ihtiyacını anlamayı gerektirir. Duygusal yapay zekâ, bankacılığı ürün odaklı ve segment bazlı kişiselleştirmeden ihtiyaç merkezli deneyime taşıyabilir.

Üçüncü olarak, güven tasarımını güçlendirir. Dijital bankacılıkta güven yalnızca siber güvenlik, kimlik doğrulama ya da işlem onayıyla kurulmaz. Bunlar güvenin altyapısıdır. Ancak müşterinin hissettiği güven, deneyimin tamamından doğar.

Müşteri ne yaptığını anlıyor mu?
Kararının sonucunu net görüyor mu?
Gerektiğinde destek alabileceğini biliyor mu?
Kendisine sunulan önerinin gerçekten kendi ihtiyacına uygun olduğuna inanıyor mu?
Kontrolün kendisinde olduğunu hissediyor mu?

Duygusal yapay zekâ, bu sorulara daha iyi cevap veren deneyimler tasarlamak için güçlü bir araç olabilir. Tüm bu sinyalleri doğru okuyarak ve hizmetleri buna göre sürekli geliştirerek gerçek anlamda mükemmel bir hizmet tasarımı sağlanabilir. 


İnsan odaklı dijital bankacılık mimarisi

Hayat Finans’ta bizim için duygusal yapay zekâ kullanıcı davranışını ve ihtiyaç anını doğru okuyarak finansal deneyimi daha kişisel, daha güvenli ve daha anlamlı hale getiren bir katman olarak konumlanıyor. Bu yaklaşımla, müşterilerimizin düzenli gerçekleştirilen işlemlerinden harcama alışkanlıklarına, uygulama içi gezinme davranışlarından etkileşim sürelerine kadar geniş bir veri seti üzerinden hangi ihtiyaca sahip olduğu anlamlandırma çalışmalarına başladık. 2024 yılında kurduğumuz Yapay Zekâ ekibimizle birlikte kullanıcıların fiziksel dünyadaki hareketlerinden dijital ortamda ne aradıklarına kadar uzanan çok katmanlı veriyi analiz ederek, finansal deneyimi daha öngörülü, insan odaklı ve kullanıcıya özel hale getirmeyi hedefliyoruz.


Müşteriyi anlayan teknolojiler dönemi başlıyor

2026 ve sonrasında finansal teknolojiler daha akıllı, daha kişisel ve daha sezgisel hale gelecek. Asıl farkı yaratacak olan ise teknolojinin kullanıcının ihtiyacını, karar anındaki beklentisini, güven arayışını ve içinde bulunduğu durumu anlayabilmesi olacak. 

Geleceğin kazananları algoritmaları sadece veriyi analiz etmek için değil, insan davranışını ve duygusal sinyalleri doğru yorumlamak için kullanan kurumlar olacak. Bu nedenle geleceğin finansal teknolojisi, insanı anlayan sistemler üzerine kurulacak.


 

Kaynakça
https://www.apexon.com/resources/white-papers/ai-driven-emotional-banking-experiences/
https://www.apexon.com/resources/white-papers/ai-driven-emotional-banking-experiences/

Çerezleri Yönet

Size en iyi deneyimi sağlamak ve hizmetlerin tercihlerinize göre kişiselleştirilmiş içerikler olarak sunulabilmesi için web sitemizde çerezler ve benzeri takip teknolojileri kullanılmaktadır. Daha fazla bilgi için Çerez Aydınlatma Metni’ni inceleyebilirsiniz.